Eskişehir’deki evlerinde rehin alınıp soyulan Sarar Şirketler Yönetim Kurulu Başkanı Cemalettin Sarar ve eşi Zehra Sarar, açıklamalarda bulunarak olayı anlattı.

Eskişehir’de geçtiğimiz günlerde Sümer Mahallesi Basma Fabrikası içerisinde bulunan evlerinde soyularak darp edilen Cemalettin ve Zehra Sarar, basın mensupları karşısına çıktı. Olayın nasıl yaşandığını anlatan Zehra Sarar, “Ben de onları yüzü koyun yatırıp tekmelemek istiyorum” diyerek sitem etti. Zehra Sarın el, yüz ve boynundaki darp izleri ve morluklar ise durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. Basma Fabrikasının içerisinde bulunan bir alanda düzenledikleri basın toplantısında ilk olarak konuşan Cemalettin Sarar, eşi Zehra Sarar’ın direndiğini söyleyerek, “Bu Ramazan mübarek günde böyle bir şey yaşandı. Mücadele ile Zehra hanımın mücadelesi ile kurtulduk. Allah’a şükürler olsun. Zehra Hanım onlara çok bağırdı, direndi. Direncinin sonunda da ikimizi de bağladılar, yatırdılar. Kasada ne varsa alın götürün dedim. Yukarıda kasa dedim” dedi.

“Sus deyince Cemalettin’e şaka mı yapacaklar acaba, böyle şaka mı olur dedim” Olay anını anlatan Zehra Sarar, siyah giyimli adamları gördüğünü ve Cemalettin Sarar’ın ‘sus sus’ demesiyle ‘şaka mı yapıyorlar acaba’ diye düşündüğünü söyledi. Ellerinin ve ayaklarının bağlanmasının ardından bileğini plastik kelepçeden çıkardığını, makasa ulaşıp keserek kurtulduklarını aktaran Sarar, “Saat 11’e 5 kala ben camiden geldim. Kış bahçesinde oturuyoruz. Oturduk, sularımızı haplarımız içtik. Başımı çevirdim, iki tane simsiyah giyinmiş, simsiyah eldivenli sadece gözleri gözüküyor. 'Cemalettin bunlar ne' dedim, 'sus sus' dedi. Sus deyince Cemalettin’e 'şaka mı yapacaklar acaba, böyle şaka mı olur' dedim. İrkildim bir tuhaf oldum. Ondan sonra Cemalettin döndü. Bir tanesi de yukarı çıkıyor dedim. Orada bizim vitral camlar var oradan gözüküyor. Bir tanesi de yukarıdan çıkıyor derken, bir tanesi Cemalettin beyi, bir tanesi de beni etkisiz hale getirdi. Ellerimizi bağladılar, siyah kelepçelerle ellerimizi bağladılar, ellerimiz kesildi. Ben tabi direndim, ne yapıyorsunuz dedim. Tam teravihten geldim, abdestimle duruyordum. Bu mübarek günde bunlar da mı gelecekti başımıza, siz ne yapıyorsunuz, bunlar da mı gelecek başımıza sizde hiç Allah korkusu yok mu diye direnmeye başladım. Tabi onlar ayaklarımı ellerimi bağladılar. Ayaklarım bağlı olduğu halde ben yine bir kalkmaya çalıştım. Dizlerimin, dirseklerimin üstüne düştüm. Her yerim çok kötü oldu. Ondan sonra Cemalettin Beyi yukarı çıkardılar. Bana kasanın anahtarını sordular. Yok, burada değil, fabrikanın kasasında evde değil dedim. Sonra artık kasayı olduğu gibi alın götürün dedim. Tabi o kadın bizde çalıştığı için anahtarı da kasının yerini de biliyordu. Orada 4-5 tane kapı var, direk kasanın olduğu yere gitmiş. Kasanın yerini anahtarları da biliyor. Hepsini boşaltmışlar. Kasanın dışındakileri de götürmüşler. 4 tane daha çekmece vardı. Onları da olduğu gibi boşaltıp götürmüşler. Sonra tabi biz bağladılar. Sonra beni de yukarı çıkardılar. Cemalettin beyi yatırmışlar yüzükoyun. Ben biraz direndim, Cemalettin ‘yat işte yat diyorlar’ dedi. Elimizi arkadan bağladılar, ayaklarımızı bağladılar sonra birbirimize bantladılar ayaklarımızı. Sonra üstümüzden kilitlediler ve ses kesildi. Ben biraz sağ tarafım gevşek oldu herhalde sağ kolumu kurtardım. Cemalettin gel bu çekmecede makas var o makası alalım da keseyim ben dedim. Kesip doğru telefona gittim. Hemen güvenliği aradım. Siz neredesiniz eşkıyalar bastı bizi soyulduk, neredesiniz dedim. O da dedi ki, ‘efendim burada 3 kişi var kovalıyorum, onları takip ediyorum, Enveriye istasyonuna doğru gittiler’ dedi. Sonra kim geldi kim açtı kapıyı hiç bilmiyorum. Ondan sonrasını hatırlamıyorum ama öncesini hatırlıyorum. Onların gittiğini anladım. 5 dakika bile sürmedi elimi çıkardım” ifadelerini kullandı

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Bu Videolar da İlgiliniz Çekebilir